Geniş sanal alanda kısa paslaşmalar !

Tam bilgisayarını kapatıp iş yerini terketmek istersin .. Microsoft işletim sistemin veya kurumsal ofis yazılımın; '' dur gitme ! Yeni güncellemeler yapacam, bilgisayarını kapama, beni bekle '' der.
Bazen de bilgisayarını açarken seni dürter, yazılımını Windows 10 yapayım mı ? diye zorlar.

Chrome tarayıcın ve Google arama motorun PC veya Laptopundaki internet bağlantında nereye girsen, hangi sayfaya baksan bilgisayar ön belleğine bi sürü veriler, çerez denen çöpler izler, oturum açma dosyaları yükler (cache, cokies).




Bu çöplerden bilgisayarına virüsler, potansiyel belâlar bulaştırır.
Seni bağlandığın bölgeye, bağlantı saatlerine ve ilgi alanlarına göre kategorize algoritmaları yardımıyla fişler.

Bu arada işletim sistemin Windows; ''para ver de kendine bi antivirüs programı al'' diye durumdan vazife çıkartıp sana fırça atar.

Chromun, googıl'ın seni fişleyip kategorize etmek için yaptığı yamuklara tepki gösterir, Yandex, Firefox yüklersin .. bu sefer de chrome tarayıcın seni tâciz eder, seni googıla geçireyim mi ?’’ diyerekten lâf atar.

Arada bir esas patron Microsoft araya girer. Nööriyo laayyn burda ? der.  Bak işletim sistemin - ofisin microsoft zaten. Bırak bu ayakları da; delikanlı gibi bizim internet explorırı kullan ! der.
Bi taraftan da; Javalar, Adobeler, Linkedinler .. bilumum San Fransiskolu, Californialılar senin işlerine maydanoz olup çeşitli önerilerde bulunarak bi yığın güncelleme, ek, yama yüklerler.

Linkedinin, Yahoonun, Adobenin kurumsal sitelerindeki milyonlarca kullanıcısının hesap bilgileri heklenir, bu portallardaki şifrelerin, üye olunurkenki özel bilgilerin çalınır satılır.
Kimse de çıkıp böyle hırsızlıkların, magandalıkların muhabbetini bile etmez.
Neden ? çünkü bu platformlardaki % 99 kullanıcı bedavadan bu nimetlere kavuştuklarını sandıkları için bu gibi hırsızlıklarda hesap sorma haklarını kendilerinde sümme haaşââ görmezler.

İnternete bağlı telefonuna senin iznin olmadan müdahaleler olur. İnterneti telefonundan izole edersin ? bu sefer de küresel istihbaratların taşeronu telekomünikasyon  işletmecilerinin ve smart telefon cihazı üreticilerinin açtığı kapılardan özel gizli yazılımlar aplikasyonları, trojanlar, virüsler, truvalar elini kolunu sallayarak girip bulaşır mobil telefonuna yerleşirler.
Telefonunla görüşme yapmıyorken bile mikrofondan ortam dinlemesi yapan aplikasyonlar otomatik devreye girer.




Sosyal medya portallarının zaten esas amacı budur ! !
Dinini, imanını, gelmişini, geçmişini, ebenin amcasının kimliğini öğrenip kaydetmek ister.
Yüz tanıma programlarından tut.. arkadaşının memleketteki eniştesini bile seninle irtibatlandırarak çevreni, muhabbetini, şecereni genişletmek; senin bu mecrada daha fazla oyalanmanı, daha çok iz ve data bırakmanı, daha fazla reklama maruz kalarak işini gücünü bırakıp sosyal medyanın bizlere bahşettiği pembe renkli sanal dünyanın nurlu ufuklarında huzur ve huşuu.. içinde yerleşmeni teşvik eder.

Sana bedavadan lütuf ettiği bu harika evren içindeki arazinin bedelini; emperyalist pasifik-atlantik çetelerinin istihbarat aygıtlarından, küresel şirket eşkıyalarının data center denilen ana merkezlerine kadar olan geniş bir pazara servis eder.

Cebinde cüzdanında iskambil kağıtları gibi deste olarak taşıdığın banka ve kredi kartlarının asli görevi de; senin nerede, ne zaman, kaç paralık, ne cinste harcama ve ödeme yaptığının kayıtlarını tutmak ve konum bilginle birlikte gereken yerlerle küresel network üzerinden paylaşmaktır.

Bu yüzden de, sana giren ve çıkan parayı, yani kaç paralık adam ? olduğunu senden iyi bilerek, seni özgür, müreffeh, kutsal, global, liberal, kapitalist ekonominin pazarlarına sunmaktan şeref duyarlar.


İnternet bağlantılı ünlü markalı Smart televizyon cihazları; stand by durumunda zannettiğin televizyonunun kamerasını aynı anda CIA serverına yönlendiren yazılımların deşifresi belgeleriyle birlikte wikileaks sayfalarında ortalığa yayılır.

Senin ülkenin bu konuyla ilgili resmi kurumları, uzmanlık kuruluşları, meslek örgütleri, odaları, esas uğraşmaları gerekli olan ilgili konulara değil de ota-boka karışan dernekleri ses çıkarmazlar, boyunduruğa vurulmuş ''dilsiz şeytan gibi'' susarlar.
(WikiLeaks bugüne kadar sızdırılan en geniş CIA belgeleri olarak nitelendirdiği yayınlara Vault-7  / Kasa Dairesi 7 kod ismini verdi.
Kasa Dairesi 7 belgelerinin ''Year Zero'' isimli ilk bölümünde yayınlanan sayfaların sayısı, ABD'li eski istihbaratçı Edward Snowden'ın Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) hakkında sızdırdığı belgelerden üç yıl içerisinde yayınlanan sayfaların sayısını geçiyor. 
Zira bu bölüm, Virginia eyaletindeki Langley kentinde yer alan CIA Siber İstihbarat Merkezinde bulunan yüksek güvenlikli bir ağdan gelen 8.761 belge ve dosya içeriyor.)

Eee; tamam anladık, telefonundan- telekomünikasyon şebekelerinden- sosyal medyalarından- küresel donanım, yazılım şirketlerinden- master-visa zebanilerine kadar bu geniş yelpazedeki siber savaş ketenperelerine karşı ne yapacaaz, nasıl başa çıkacaaz ?
Bu cennet diye pazarlanan ama aslında cehenneme dönmekte olan çakallar vadisinde nası ayakta kalacaaz diyosan ?

Bizde ilk aşamada bu dar alanda yaptığımız kısa paslaşmalar sonucu öğrendiğimiz medyatik sloganlarla cevap verelim o zaman.
Pek yakında ! Az sonra ! Bizi izlemeye devam edin. Flaşş flaşş flaşş !