FEYsbook'un FAYdaları ?


Geçtiğimiz yıl boyunca İstanbul'daki hediyelik eşya ve elektronik mağazalarının en çok sattığı ürün ''selfie çubuğu'' olmuş.
Facebook, Twitter, İnstagram, Pinterest, Google+, Linkedin .. ve bunun gibi onlarca sosyal medya platformları gittikçe yükselen kullanıcı sayılarına ve popülerliklerine devam ediyorlarmış ...


Elektronik / beyaz eşya sektöründe en çok satılan ürünler; sosyal medya platformlarına da bağlanabilen smart telefonlar ve smart tv cihazları imiş.

Geçtiğimiz yılın dünya çapındaki ekonomik göstergeleri; internet, bilişim, telekomünikasyon, sosyal medya firmalarının diğer sektörleri geçerek en hızlı büyüyen ve kâr eden firmalar olduğunu tespit etmiş. (2016 yıl İlk 5 sıra; Apple, Google, Microsoft, Amazon, Facebook) *

Geçen hafta yine bir sosyal deney yaptım. Kullandığım iki sosyal medya platformundaki doğum tarihi bölümündeki bilgileri doğum tarihim olan günden iki gün önce dışarıya kapadım. Bu yaptığım ufak hareketin sonuçlarını da net bir şekilde gördüm.

Daha önceki doğum yıldönüm tarihinde çogunluğu Feysbuk üzerinden gelen ortalama 80 .. 100 rakamlarına ulaşan doğum günü kutlama, mesaj ve paylaşım sayısı sadece; ''6'' olarak gerçekleşti.
Bunlar da; en yakınımda olan iki kişi ve kardeş, yeğen, kuzen gibi uzun yıllar birlikte olduğumuz ve 29 Ekim tarihi hafızalarında kalan en yakınlarımdan gelen telefon görüşmesi ile oldu.

Önceki yıllarda doğum yıldönümüm olan günün resmi tatil olmasına rağmen bir gün öncesi veya sonrasında çukulatalı süslü pastalar alarak kutlama yapan danışmanlık yaptığım firmam bile bu deneyimden etkilenerek bu yıl beni pass.. geçti.
Bu yüzden bu yazının başlığı 'Feysbuk'un Faydaları' oldu.

Benzeri yapılan deneylerden de görüldüğü gibi küresel devletlerin istihbarat, emniyet, telekomünikasyon birimleriyle entegre olarak çalışan büyük çaplı sosyal medya platformlarının profil duvarlarındaki karakterler artık fiziksel dünyadaki gerçek karakterlerden daha câzip, etkili, belirgin hale geldi.
Aniden gelişen siyasal olaylar ve terör nedeniyle geçici olarak kapatılan feysler, tivittırlar, yuu tüpler.. sosyal medyaya endekslenmiş bireylerin geçici psikonevrotik sendromlara girmesine neden oldu.

Bu hârikulâde dünya ile ilişkiye girmeyen eski arkadaşlarımız, çevrelerimiz, uzaktaki yakınlarımız .. herhangi bir nedenle buralarda hesap açmayan bireyler çevrelendiğimiz sosyal medya kalabalıkları içerisinde kaybedildi, yok hükmüne geldi.

Ne mutlu bizlere ki artık sosyal medyalarda sanal karakterlerimiz var !



Doğum günlerimizi deklâre ederek, yiyip içtiklerimizin resmini çekip teşhir ederek, gezdiğimiz gittiğimiz yerleri paylaşarak.. selfilerle, '' süpersin, harikasın, sefan olsun .. muhabbetleriyle '' kalabalıklar içindeki yalnızlıklarımızdan uzaklaşabiliyoruz.

Betonlaşan, taşlaşan, asfaltlaşan mega kentlerimizin rezidansları, avmleri, bulvarları, çarşıları arasında bireysel sıkışmışlıkların içinde bunalsak ta, profil sayfalarımızda internetten bulduğumuz bir doğa manzarası, selfie paylaşarak nefes alarak sosyalleşebiliyoruz.

Çöp varillerinde yiyecek arayan soyları kurumakta olan sokak hayvanlarına bir kap su veya yemek artıklarımızı verme angaryasına girmesek te; şirin bir kedi köpek videosu layklayarak - paylaşarak vijdanlarımızı rahatlatabiliyoruz.
Ücretsiz kablosuz internet bağlantısı sağlayan metrolarımızın, metrobüslerimizin, cafelerimizin metrekareye 5 kişi düşen kafesleri içerisinde, yüzümüzü ayfonlarımızın, aypedlerimizin, androidlerimizin ekranları içine gömerek, kulaklarımızı kulaklıkla kapatarak.. kutsal kitabımızın tarifindeki
'' onlar bakarlar ama görmezler.. onlar duyarlar ama işidmezler.. onlar. . boyunduruğa vurulmuş DAVAR gibidirler ''
moduna girerek sanal - sosyal cennetlerin nurlu ufuklarına doğru alçaktan uçabiliyoruz.

Kutsal günlerde, gecelerde kutlamalar, ulvi derin ilâhi sözler paylaşarak sevaba girebiliyor ..
En radikâl muhalif pozisyona bürünerek siyasetçileri tağyir, tebdil ve ilgâya ve mevcut bozuk düzeni ıskâta teşebbüs edebiliyoruz.

Konunun uzmanlarının testlerinden çıkan sonuçta belirttikleri gibi '' olunduğu gibi değil de; olunmak istenilen karakterin yansıtıldığı '' sanal medya karakterlerimizle . . . **
küllerimizin arasından yeniden doğarak, sıfırdan olmasa da, yeni bir beyaz sayfa açarak olabilmek istediğimiz bir karakterle doğma mucizesine kavuşuyoruz.

Yalnız ve sevilmeye aç ruhların, ‘beni sev!’ diye haykırdığı bir ruhlar panayırına dönüyor sosyal medya ağları...
İnsanları kendi özel yaşamlarını internette 'gönüllü' olarak paylaşmaya iten şey, yalnızlık hissi ve kederden başka bir şey değil. ***

30- Ekim - 2016

kaynaklar;

* Global ekonomik göstergeler sitesi. 2015 yılı şirket sıralaması.

** Yeni Medya sitesi. Sosyal medya ve benlik ilişkisi araştırma sonuçları.

*** Psikatr Pr Dr Kemal Sayar Yeni medya konferansından.