Anti sosyal medyaların / arka sırada oturan aydınları

Yandaki tabloyu .. sosyal medya varoşlarında ve bir google grup sayfasında gördüm. Bir süre sonra bu paylaşımı yapan ve genellikle kaliteli paylaşımlarda bulunan google grup üyesi arkadaşıma şu soruyu yönelttim.
Dünya eğitimli insan istatistiği


'' - Dünya eğitim sıralamasında bu pozisyonda yer almakta olan bir toplumun aydını, entellüekteli, eğitimcisi, yazar- çizer- okur- bilir insanı; hangi sırada seviyede olabilir ? ''

Bu arkadaşım tabii ki ne imâ etmek istediğimi de anlayarak dürüst ve gerçekçi bir cevap verdi.

'' - Tabii ki diğer ülkelerdekine göre bu ülkenin de aydını- enteli- yazarı- çizerinin sırası da bu tablodaki sıraya benzer bi yerdedir '' dedi.
Kurtuluş savaşı sonrasında bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen, cumhuriyet döneminin başlangıcında ileri ve çağdaş adımlar atarak sağlıklı bir toplumsal yapı oluşturmaya çalışan ülkemiz; ikinci dünya savaşı sonunda (1945) savaşı kazanan devletlerin kendi aralarında yaptıkları paylaşım anlaşmaları sonucunda (Yalta Konferansı) atlantik paktı denilen ABD - İngiltere ekseni tarafında kaldı.

Varşova paktı ve Sovyet Rusya'ya karşı tampon devlet olarak Atlantik Emperyalist kampının silahlı terö örgütü Nato'nun sınır karakolu pozisyonunda görevlendirildi.

Kendi insiyatifi dışındaki bu paylaşım sonucu bu pakta hakim olan güçlü ülke sosyal ve ekonomik politikalarının eksenine girerek yönetim, eğitim, kültürel, sosyal politika uygulamaları ile birlikte aydınları, eğitimcileri, okur yazar sınıfının çoğunluğu da dahil.. yapısal ve zihinsel değişim geçirerek sonuçlarını günümüzde gördüğümüz yapının temelleri atıldı.

Ne ekersen ? onu biçersin ! gerçeğinden, toplumsal yapının evrimsel gelişimlerinden, ihtiyaçlarından, insan yapısı psikoloji ve sosyolojisinden bi haber aydınlık demokratlık entellik sonuç olarak günümüzdeki bu sıralamayı oluşturdu.

Toplumun kendini koruma yönünde kenetlenmesini, ahlâki yönden gelişmesini sağlamak için insan evrimi ile ortaya çıkmış sosyal bir kurum olan din olgusunu karşısına alarak veya yok sayarak, toplum - insan bilimi gerçeklerinden koptu.

Üstelik bu alanları maddi ve siyasi menfaatleri için her yolu mübah gören muhafazakâr, kapitalist, sağcı, gerici çakalların insiyatifine bıraktılar.

Sonunda içinde yaşamakta olduğu toplumu oluşturan insanların bilinç boyutlarından ve evrimsel gerçeklerden koparak kendini belirli bir zaman süreci sonunda toplum içinden tasfiye etti.

Geleneksel Türk aydın entel okumuş portresi


Son çıkan bu istatiksel tabloyu da toplumun yüzüne vurarak, bu sonuçlardan onları sorumlu tutması, hesap sormaya kalkması da; bana göre işin en komik ve absürd tarafıydı.

Günün ve içinde yaşadığım mega kentin ağır, yorucu çalışma ortamından biraz sıyrılıp kafamı dağıtmak için sosyal medyaları da kullanır, bu ve benzeri paylaşımları da görerek bazen eğlenir, takılır, paylaşan ve yorumlayanlar ile etkileşime geçerim.

İnsanları, insanların birlikte bir coğrafya parçasında oluşturduğu toplumu eğitmenin, değiştirmenin, dönüştürmenin doğanın diyalektiğinin, insanın türeyişinden bugüne kadar gelen sürecin evrimsel bir mekanizması olduğunu biraz geç de olsa farkederek karamsarlığa, gereksiz endişelere, vehimlere kapılmıyorum.

Anti sosyal medya katmanlarındaki sanal - sahte - yanlış çöp teşhislerin, bilgilerin, değerlendirmelerin . .
yine evrimsel olarak çalışmakta olan atık ve kirli su tahliye kanalları yoluyla zamanla temizleneceğini düşünüyorum.

Ocak - 2017